2 Aralık 2014 Salı

Kök Hücre ve Tüp Bebek

Kök hücre, embriyonik ve yetişkin olarak iki kısımda incelenmektedir. Son yıllarda doğuma yardımcı uygulamalarda kullanılmasına gerek olmayan hücreler, çiftlerin müsaadesi ile kök hücre çalışmalarında kullanılmaktadırlar.

Kök hücreler: Kök hücreler, sınırsız çoğalır ve kesinlikle çoğalmayı bırakmazlar. Ayrıca kök hücreler, tüm koşullar oluştuğunda vücutta ihtiyacı olan doku veya organa uyumlu hücreye dönüşebilmeleri nedeniyle acil durumlarda vücudun kurtarıcısı olmayı başarmaktadırlar. Bu özellikleri sayesinde kök hücreler, kurtarılması gereken doku ve organların yardımına koşuyor, hasarlı dokulardaki hasarların giderilmesi sürecini hızlandırıyorlar.

Kök hücreler; Asıl olarak kök hücre çalışmaları ortalama 50 yıl önceye dayanmaktadır. Kanser hastalıklarının artmasıyla birlikte uzmanlar, kemik iliğinden alınan hücrelerin kan hücresine dönüştüğünü buluyorlar ve bununla birlikte tıp alanında büyük bir çığır açılmış oluyor. Yapılan araştırmalar sonucunda insanlardan alınan kök hücrelerin kas, damar ve kemik hücrelerine de dönüşebildiği bulunduktan sonra kök hücre tedavisi sadece kan kanseri hastalığına çare olmaktan çıkmış, hemen tüm hastalıkların tedavisinde büyük rol oynamaya başlamıştır. Yapılan araştırmalarda bulunan diğer bir şey de; kök hücrelerin kemik iliğinde bulunduğunun yanlış olmasıdır.

Kök hücreler, kemik hücreleri dışında kas, sinir, göz, deri ve karaciğer gibi doku ve organlarda da mevcuttur. Hatta bilim insanları o kadar ileri gittiler ki; 1998 yılında yapılan incelemeler sonucunda insan embriyosundan da kök hücre elde edileceğinin farkına varıldı. İşte bu sırada kök hücrenin tüp bebek tedavisi yoluyla elde edilmesinin de önü açılarak tıp dünyasında eni bir çığır açılmış oldu. Bazı durumlarda erişkin kişilerden alınan kök hücreler, insan vücudundaki tüm hücreler ile uyum sağlamakta sorun yaşayabilirler. Bu durumda da embriyodan alınan kök hücre sayesinde sorunun giderilmesi sağlanmaktadır. Embriyodan alınan kök hücreler, vücudun tüm doku ve organlarına dönüşebilmektedirler ve kesinlikle bu konuda bir sınırlama yoktur. Embriyodan elde edilen kök hücreler ile şu an çalışmalar devam etmesine karşın halen kanser vb. kalıtsal hastalıkların oluşturduğu doku ve organlara aktarımı konusundaki kararlılığı test edilmemiştir.


Kısırlık tedavisinde kök hücre dönemi

Son yıllarda hız kesmeden devam eden araştırmalar sonucunda kök hücrelerin kısırlık  tüp bebek  tedavisinde de etkin olarak kullanılacağı belirlenmiştir. Araştırma ve çalışmaların hızla devam etmesine karşın henüz Alzheimer, Parkinson gibi hastalıkların kesin tedavisinin kök hücreler yardımıyla bulunduğunu söylemek erken olacaktır. Kök hücrelerin amacı yukarıdaki tanımlamalar ile sınırlı olmayıp, sadece hastalıkların tedavisinde kullanılmak değil, tedavide aktif rol oynayacak ilaçların yapımının da sağlanmasıdır. Bunun yanında kök hücrelerim embriyolardan nakli sağlanmasıyla birlikte kısırlık sebepleri tam olarak belirlenebilmekte ve gelecek nesillere bunun aktarılmasının önüne geçilmektedir.

Kök hücre çalışmalarında hedeflenen şey nedir?
Kök hücrelerinin üretimini yardımcı üreme teknikleri sağlamaktadır. Kök hücre elde edilmesindeki en etkili kaynaklar embriyo ve embriyo dışı dokulardır. İnsanoğlu, bilim konusunda her zaman hayalci yaklaşımlar sergilemektedir. Bu konuda da yine aynı şartların oluştuğu bilinmektedir. Kök hücreler ile asıl amaç, şu anda insanlarda görülen tüm hastalıkların giderilmesini sağlamak, sonrasında da gelecek nesillere bu hastalıkların aktarımının engellenmesi ve embriyolardan alınan kök hücreler yardımıyla kısırlık olayının tamamen ortadan kaldırılmasıdır.

Kök hücrelerin kısırlık ve tüp bebekle birlikte son yıllarda anıldığını görmekteyiz. Bundaki en büyük etken, sperm üretimi olmayan erkeklerde sperm üretiminin sağlanması, daha doğrusu sperm varlığı olan ancak yumurtayı dölleyecek kabiliyeti olmayan hücrelerin bunu başarması amaçlanmaktadır.

Tüp Bebek Tedavisinde Laboratuvar işlemleri

Aşılama yöntemi: yıkama işleminin ardından hazır hale getirilen spermler hareket bakımından daha kabiliyetli olmaları için 37 derece sıcaklığa ve karbondioksit içerikli ortamlarda yaklaşık olarak yarım saat tutulur. Bekleme süresinden sonra hareketliliği çoğaltılan spermler enjektör kullanılarak kadının rahmine transfer edilir. Bu işlem ile spermin rahme ulaşabilmesi için kat edeceği mesafe azaltılmış olur.

Kısırlık tedavilerinden olan aşılama tedavisi ile başarı oranı kısırlık nedenine, kadın hastanın yaş durumuna, kullanılan ilaç tedavisi ile yumurtanın içinde gelişen folliküllere, miktarına göre değişim gösterebilir.

Tüp bebek : adaylara tüp bebek ya da mikroenjeksiyon tedavisinin yapılması adayların kısırlık sorunları göre değişmektedir. Tüp bebek ve mikroenjeksiyon tekniği birbirine çok yakın tekniklerdir. Tüp bebek tedavisinde, kadın hastadan elde edilen yumurtalar ve erkek hastadan elde edilen spermler özel bir sıvı içine koyularak yaklaşık 15 saat bir arada bekletilir ve döllenmenin oluşması sağlanır. Mikroenjeksiyon tekniğinde ise, tüp bebek tedavisinden ayrı olarak her yumurtanın içerisine teker teker sperm hücresi koyulur. Yapılan tedaviler arasında en çok başarı sağlayan tedaviler mikroenjeksiyon ve tüp bebek uygulamalarıdır.

Tüp bebek: yumurta toplama işleminde elde edilen yumurtalar 37 derecelik ısıda ve karbondioksit içeren bir ortamda gelişimlerini tamamlayabilmek adına 5 saat kadar bekletilir.

Yumurtalar gelişimlerini tamamlamak için bekletilirken erkek adaydan alınan spermler temizlenerek işleme uygun bir hale getirilir ve aynı yumurtalar gibi 37 derecelik ve karbondioksit içerikli ortamda bekletilir.

Bekleme süresinden sonra spermlerden sayıca ve hareket bakımından uygun olanları yumurtaların bulunduğu ortama bırakılır. Yaklaşık 16 saatlik bir zamandan sonra döllenmenin oluşabilmesi için 37 derece sıcaklıkta inkübe edilirler.

Bir gün bekledikten sonra yumurtalar etrafındaki hücrelerden ayrıştırılarak döllenmenin olup olmadığına bakılır. Yumurtanın içeriğinde erkek ve dişi çekirdeği oluşmuş ise döllenme gerçekleşmiş olur.

Blastokist transferi: bilastokist döllenme sağlanan yumurtanın rahme yerleştirmeden önceki haline denir. Embriyonun büyüklüğü blastokist transfer anına ulaşırken iyice büyür ve dış tabakası incelir. Bu embriyolar dış tabakalarından sıyrılarak rahmin iç kısmına tutunur ve gebelik oluşmuş olur. Kültür ortamlarında embriyoların yaklaşık % 45 kadarı blostokist aşamasına ulaşabilmektedir. "Tüp bebek tedavisinde blastokist transferi " başlıkta detaylı bilgi vermeye çalıştım.

Blostokist transferleri sadece selektif hasta gruplarında başarı şansını artıran bir uygulama şeklidir. Uygulanması tercih edilen hastalar, yüksek oranda çoğul gebelik riski ve tedavide en az iki defa başarısız olunan hastalar olarak sıralanabilir.

sperm analizi: hastadan tek ya da iki ayrı yere konulan semen örneği yaklaşık 30 dakika kadar 37 derecelik uygun bir ortamda bekletilir. Ardından spermin miktarı, hareket yapısı ve şekilsel özellikleri incelenir. İncelemenin ardından sperm örneği yıkanır. Sperm yıkama işlemi iki aşamadan oluşmaktadır ve yaklaşık olarak 40 dakika kadar sürer. Bu işlemin amacı, spermde hareketliliği artırarak spermi döllenecek hale getirmektir.

İlaçsız tüp bebek

 
ilaçsız tüp bebek
IVM, tüp bebek teknolojilerinde çığır açan önemli ve yeni bir yöntemdir. Tıbbi olarak ispat edilmiş, güvenilir bu yöntem sayesinde dünyada şuan anda doğan 1000 üzerinde bebek vardır. Bu bebeklerde herhangi bir sağlık sorunu ve genetik bir probleme de rastlanmamıştır. IVM, dünyada az sayıda saygın merkezde uygulanmaktadır. Üst düzey bir teknoloji, profesyonellik, yoğun uğraş ve sabır gerektirdiği için tüm merkezlerde henüz yoğun uygulamaya geçmemiştir. Tanım olarak; herhangi bir yumurtlama tedavisi için uygulanan enjeksiyonlar verilmeksizin, yumurtalıklardan ufak yani olgunlaşmamış yumurtaların alınıp laboratuvar koşullarında olgunlaştırılması, (bu aşama 24-48 saat almaktadır) olgunlaşan yumurtalara mikroenjeksiyon yöntemi ile spermin enjekte edilmesi sonucu, embriyoların elde edilerek transferi anlamına gelmektedir.


IVM tekniği ile elde edilen embriyolar, aynen normal tüp bebek tekniklerinde olduğu gibi, genetik tanı yani PGD ile analiz edilebilmekte, ileri evre transfer yani blastosist transferi yapılabilmektedir. Ayrıca tedaviden artan embriyolar daha sonra kullanılmak üzere saklanabilmekte yani dondurulabilmektedir.

TÜP BEBEK MERKEZİ SEÇİMİ

Tüp bebek hizmetinin tam donanımlı bir hastanede sunulmasının, çiftlere birçok yönden avantaj sağlar.Bu avantajların başında hastaların, hastanenin tüm alt yapı imkanlarından faydalanabilmesi gelmektedir. Tüp bebek uygulamasının tam donanımlı bir hastane ortamında gerçekleştirilmesi, tedavinin kalitesini ve başarısını artırmaktadır. Bunun yanı sıra hastanedeki tüm bölümlerle işbirliği halinde çalışılması daha başarılı sonuçlar alınmasına büyük katkı sağlamaktadır.Tekrarlayan tüp bebek tedavisi başarısızlıklarında öncelikle bu sonuçların hangi faktörlere bağlı olabileceğinin detaylı şekilde araştırılması gerekir tüp bebek tedavisinde başarıyı artıran yöntemler:
İlaçsız tüp bebek teadvisi (IVM), tüp bebek teknolojilerinde çığır açan önemli ve yeni bir yöntemdir. Tıbbi olarak ispat edilmiş, güvenilir bu yöntem sayesinde dünyada şuan anda doğan 1000 üzerinde bebek vardır. Bu bebeklerde herhangi bir sağlık sorunu ve genetik bir probleme de rastlanmamıştır. 
IVM, dünyada az sayıda saygın merkezde uygulanmaktadır. Üst düzey bir teknoloji, profesyonellik, yoğun uğraş ve sabır gerektirdiği için tüm merkezlerde henüz yoğun uygulamaya geçmemiştir. Tanım olarak; herhangi bir yumurtlama tedavisi için uygulanan enjeksiyonlar verilmeksizin, yumurtalıklardan ufak yani olgunlaşmamış yumurtaların alınıp laboratuvar koşullarında olgunlaştırılması, olgunlaşan yumurtalara mikroenjeksiyon yöntemi ile spermin enjekte edilmesi sonucu, embriyoların elde edilerek transferi anlamına gelmektedir. IVM tekniği ile elde edilen embriyolar, aynen normal tüp bebek tekniklerinde olduğu gibi, genetik tanı yani PGD ile analiz edilebilmekte, ileri evre transfer yani blastosist transferi yapılabilmektedir. Ayrıca tedaviden artan embriyolar daha sonra kullanılmak üzere saklanabilmekte yani dondurulabilmektedir.

tüp bebek tedavisinde kullanılan diğer yöntemler 
Ko-Kültür yöntemi, embriyo gelişimini destekleyen ek bir besi ortamıdır. Bu yöntemde, yumurta ve spermin döllenmesinden embriyonun gelişimine ve anne rahmine yerleştirilmesine kadar embriyo, laboratuvarda özel sıvılar içerisinde geliştirilmektedir. Bu sıvılar anne rahmi ve tüplerdeki sıvıları taklit eden niteliktedirler. Ko-kültür vasatı ek bir besi ortamı olarak embriyonun gelişimine salgıladığı büyüme faktörleri ile katkıda bulunmaktadır. Böylece daha kaliteli embriyolar elde edilerek gebelik şansı yükseltilmektedir. 

Gebelik Aşısı yöntemi, anne rahminin gebeliği kabul edecek şekilde bağışıklık sistemi ile hazırlandığı yöntemdir. Anne adayından alınan kandan 'lenfosit' denilen kan hücreleri ayrıştırılmaktadır. Bu hücreler özel kültür sıvılarında CRH hormonunun desteği ile özel işlemlere tabi tutulmaktadır. Elde edilen sıvı, embriyo rahme yerleştirilmeden 1-2 gün önce yada bazı vakalarda aynı gün rahim içine verilmektedir. Bu yöntem ile rahim içi bağışıklık sistemi üzerinden embriyoyu daha kolay kabul eder duruma gelmektedir ve böylece embriyo daha kolay gebelik oluşturacak şekilde tutunmaktadır.

1 Aralık 2014 Pazartesi

Neden tüp bebek?

Tüp bebek tedavisi uzun yıllardır kullanılan bir yardımcı üreme yöntemidir. Kişilerin normal yolla gebelik sağlayamadığı durumlarda sıkça başvurulan ve genellikle başarılı sonuçlar alınabilen bir yöntem olarak geçer.

Tüp bebek tedavisi; anne adayının yumurtasının baba adayının spermi ile laboratuvar koşullarında döllenerek, anne adayının rahmine aktarılma prensibine dayanır. Erkeğin sperm kalitesi anne yumurtasını döllemek için yetersiz olduğunda, veya kadında görülebilen fizyolojik sorunlar sebebiyle sperm hücrelerinin yumurtaya ulaşamaması durumlarında tüp bebek tedavisi uygulanabilir. Yumurta hücresi, anne adayının rahmine yerleştirilmesi ardından, 14 gün sonra yapılan hamilelik testlerinde sonucun pozitif çıkması gebeliğin gerçekleştiği manası gelirken, negatif çıkması gebeliğin oluşmadığı yani tüp bebeğin tutmadığı anlamına gelmektedir. Birçok farklı sebepten ötürü tüp bebek başarısızlığı meydana gelebilir. Ancak bu, çiftin asla çocuk sahibi olamayacağı manasına gelmez. Tekrarlanan tüp bebek tedavisi ile başarı şansı söz konusudur.

Tüp bebek tedavisine başlamayı kararlaştıran adaylar, aynı zamanda zorlu ve stres dolu bir sürece de başlarlar. Tüp bebek tedavisinde başarıya ulaşma yolları, kısırlık sebeplerinin gelişmiş teknoloji yardımıyla araştırılıp bulunması ve bu problemleri çözmek için gene teknolojik gelişmelerden faydalanmaktan geçer. Genellikle en azından üç kere tüp bebek tedavisi uygulanıp başarı sağlanamamışsa, bu durum tekrarlayan tüp bebek başarısızlığı, diye adlandırılır. Kaliteli embriyo tercihlerine rağmen bazen hamilelik gerçekleşmeyebilir.

Bebek sahibi olmaya karar verip de bunu normal yollarla başaramayan adaylar tüp bebek tedavi yöntemine başvururlar. Bu adayların tedaviye uygunluğu ayrıntılı bir şekilde incelenmelidir. Tüp bebek tedaavilerinin neredeyse %50′lik bir oranı başarısızlıkla neticelenmektedir. Embriyo transferinden 12 gün sonra, hamilelik test sonucunu bekleyen adaylar, hüsran ile karşılaşabilir. Böyle bir durum meydana geldiğinde, adaylar doktorlarından bunun sebebini öğrenmek ister. Ancak anne ve baba adaylarının unutmaması gereken tüp bebek tedavisinin başarı oranının %100 olmadığıdır.

Tekrarlayan tüp bebek başarısızlığına neden olan faktörler nelerdir?
Tüp bebeğin tutmadığı durumlar için birincil sebepler:

Hamileliği oluşturacak embriyonun genetik yapısı bozulmuş olması
Yumurta gelişimini gerçekleştirecek ilaçların düzenli olarak kullanılmaması
Embriyonun gelişimini gerçekleştiren kültür ortamının yeterli olmaması
Embriyonun dışını saran zarın kalın olması
Bu gibi durumların olması, tekrarlayan tüp bebek başarısızlıklarına sebep olabilmektedir.

Tüp bebeğin tutmadığı durumlar için ikincil sebepler:

Rahim ile ilgilidoğumsal bozukluklar
Rahimde embriyo tutunmasına engel olan miyom adı verilen rahim dokusundan kaynaklanan, çapları genellikle
1-15cm arasında değişebilen iyi huylu tümörler
Embriyonun rahim içine tutunarak büyümesini engelleyen pıhtılaşma
Daha önce geçirilmiş enfeksiyon hastalıklar sebebiyle meydana gelen yapışıklıklar
Anne adayında genetik ya da daha sonra ortaya çıkan işlev bozuklukları
Bu gibi sebeplerden dolayı, tüp bebek tedavisi birden fazla denendiği halde başarılı olunamayabilir.

Tüp bebek Fiyatları

Tüp bebeğin tutmadığı durumlar için üçüncül sebepler:

Endometriosis hastalığı denilen çikolata kistleri
Tüplerde meydana gelen enfeksiyon hastalıkları
Karın içi ameliyatları ardından oluşum gösterebilen hidrosalpenks bir başka deyişle tüplerin tıkanarak şişmesi
Tüplerin tıkanması ya da şişme durumları. (tedavi edilebilir olsa da, gebelik oluşumuna engel teşkil edebilir.)
Bu gibi sebeplerle oluşan hastalıkların tüp bebek uygulaması öncesi tedavi edilmesi gerekmektedir.  Tedavi edilmediği şartlarda, tüp bebek girişimleri başarısızlık ile neticelenebilir.

Adaylarda hamileliğin oluşma şansı, kesin değildir. Doğal olarak herhangi bir üreme sorunu olmayan ve yaşamayan adaylar için hamilelik oranı % 20 civarında olmaktadır.  Embriyonun anne adayının rahmine yerleştirildikten sonra, sağlıklı bir şekilde tutması için embriyo aktarımının çok sağlıklı ve özenle yapılması gerekir. Tranferin sağlıklı bir şekilde yapılmadığı durumlarda, tutunma söz konusu değildir. Embriyonun bozuk olması da tutunmama için, etken sebepler arasındadır. Miyom, polip, enfeksiyon ve rahim içindeki yabancı madde kalıntıları da embriyonun tutunması için büyük engeller arasındadır. Bozuk tutunmalarda veyahut embriyonun hiç tutunamaması halinde gebeliğin oluşması imkansızdır. Çok nadiren görülen dış gebelik, rahim içine transfer edilmiş olan embriyoların tüplere giderek, orada kalması sonucunda gerçekleşebilir. Bu bir tutunma kusurudur. Başka bir tüp bebek tutmama sebebi ise, eğer uterin sub endometrial damarlanma direnç gösteriyorsa embriyonun tutunması sağlanamaz. Bu problem gözden kaçtığı taktirde, tüp bebek tedavisi için yapılan tüm fedakarlıklar ve emekler boşa gidecektir.

Gebeliğin gerçekleşmesi için, bir çok komplike olay ve aşama yaşanır. Bu sebeple, tüp bebek tedavisinde başarısızlığa uğrayan adaylar, daha geniş bir yelpaze ile incelenmelidir. Embriyonun rahim içinde tutunabilmesi ve bu tutunmanın sağlıklı olabilmesi için rahim kasılma fonksiyonlarının yukarı doğru olması tutunma için koşuldur. Yukarı doğru olmuyorsa, embriyo tutunması gereken yerin dışına çıkabilir. Embriyonun tutunabilmesi için yaklaşık 40 tane değişkenden etkilenip, ona göre gerçekleşmektedir.

Tekrarlayan tüp bebek başarısızlıklarında neler yapılabilir?
Tüp bebek başarısızlıklarına sebep olan birçok faktör bulunmaktadır. Bu sebeple tedaviye başlayan anne ve baba adayları bir bütün olarak ele alınmalıdır. Başarısızlığa sebep olabilecek etkenler ayrıntılı bir biçimde incelenmeli, yeni bir tedaviye başlanmadan önce bu etkenler ayrıntılı ve titiz bir şekilde değerlendirilmelidir.
İlk olarak anne ve baba adayının hamileliğin gerçekleşmesi engelleyebilecek genetik ya da sistemik hastalıklarının olup olmadığına bakılmalıdır. Bunun için öncelikle kromozom değerlendirmeleri, genetik pıhtılaşma etkenleri ve immunolojik araştırmaları gereklidir. Şayet anne ve baba adaylarından herhangi birinde kromozomal sorun mevcut ise tüp bebek uygulaması ardından elde edilen embriyolara, transfer için seçilmeden önce, preimplantasyon genetik tarama testleri uygulanmalıdır. Burada tercih edilen normal yapıya sahip embriyolar transfer edilmelidir. Embriyo kalitesinin yükseltilmesinde, uygun stimulasyon protokollerinin tercihi kaliteli yumurta elde etmek için en önemli etkenlerden biridir. Kaliteli sperm tercihinde yüksek mikroskopik büyütme tekniği olan IMSI yönteminin tercih edilmesi elde edilen embriyo kalitesi için avataj sağlayacak, gebeliğin oluşumu için fayda sağlayacaktır.

Rahim içi bozuklukların önceden teşhis edilmesi gerekir. Histeroskopi ya da laparoskopi gibi yöntemlerle bu gibi sorunların giderilmesi gerekmektedir. Yeni bir tüp bebek tedavisine başlanmadan yapılacaklar listesinde bunlar bulunmaktadır. Embriyonun gelişimi için uygun ortam sağlamak asıl koşuldur. Bu koşul sağlanamıyor ise tedavinin ne kadar iyi yapıldığı önemli olmadan gebeliğin gerçekleşmesi olmayacaktır.

Tüp bebek nedir

Tüp Bebek Nedir?

Tüp bebek tedavisini kısaca özetlemek gerekirse,  kadın ve erkeğe ait üreme hücrelerinin vücut dışı koşullarda döllenme işlemi diyebiliriz.
Tüp bebek tedavisinde erkek ve kadın üreme hücreleri vücut sıcaklığındaki, uygun bir ortamda 48 saat bekletilir. Bu sürede elde edilen yumurtaların yaklaşık yarısında döllenme oluşur. Bu döllenmiş yumurtalar embriyo (cenin) olarak adlandırılır ve son hedef olan kadın rahmine yerleştirilir.
Embriyolar rahim içerisine rahim ağzından ince bir katater ile yerleştirilir ( Embriyo transferi ). Bu işlemler sonucu kadınların yaklaşık %50'sinde gebelik oluşur. Ancak bu gebeliklerin bir kısmı düşük ile sonlanır. Tedaviye giren çiftlerin uygulama başına yaklaşık % 40'ında çocukları olur. Bu oran birçok uygulama sonucu % 70 - 80'lere çıkabilir. Geri kalan % 20 - 30'luk grup modern tıbbın bütün olanaklarına rağmen günümüzde çocuk sahibi olamaz.
Tüp bebek tedavisinde çeşitli ilaçlarla (Gonal-F, Puregon, Menopur, Fostimon) kadının yumurtalıklarının uyarılması sağlanır. Yumurtalıkların uyarılmasının amacı, embriyo oluşturmaya aday çok sayıda yumurta elde etmek. Çok sayıda embriyonun rahim içine yerleştirilmesinin (embriyo transferi) gebelik şansını artırdığı görüldü (gebelik oranları, bir embriyo yerleştirildiğinde yaklaşık %30, üç embriyo yerleştirildiğinde ise %40 -50 civarında). Ancak transfer edilen embriyo sayısının artırılması çoğul gebelik riskini artırmaktadır. Bu sebeple ülkemizdeki yönetmeliklere göre 35 yaş altı kadınlarda 1 embriyo, 35 yaş ve üzerindeki kadınlara ise 2 embriyo transferi yapılmaktadır
Tüp bebek tedavisi hakkında genel bilgiler

Tüp bebek, klasik yöntemler ile gebe kalamayan kadınlarda uygulanan bir tedavi şekli. Erkek (sperm) ve dişi (yumurta) döl hücrelerinin laboratuvar koşullarında birleştirilmesi sonucunda oluşan embriyoların, rahime transferi ilkesine dayanır. Laboratuvar koşullarında gerçekleştirilen döllenme, kendiliğinden (in vitro fertilizasyon) ya da insan eliyle, tek yumurta içine tek sperm verilmesi ile (mikroenjeksiyon) sağlanır.
Tüp bebek tedavisi, önceleri enfeksiyon veya cerrahi işlem sonucunda tüplerinde kalıcı hasar oluşan kadınlarda uygulanmaya başlanmış, kısa bir süre sonra ise, kısırlığa yol açan diğer nedenlerin tedavisinde de kullanılır hale gelmiş. Bugün, endometriozis, nedeni açıklanamayan kısırlık olguları ve erkeğe bağlı kısırlıkta, tüp bebek tedavisi ile başarılı sonuçlar alınır.
Özellikle son yıllarda uygulanmaya başlanan mikroenjeksiyon, sperm sayısının çok düşük olması ve hatta menisinde hiç sperm olmamasına karşın, testisinde sperm bulunan erkeklerin tedavisinde bir devrim olarak nitelendiriliyor.

Embriyo Nedir? Erkek üreme hücresi yani spermin dişi üreme hücresi yani yumurtayı döllemesi sonrasında, hücrelerin bölünüp farklılaşmasıyla oluşan küçük canlı modeli. İnsan ırkında embriyo döllenmeden sonraki 24üncü saatte 2 hücre, 2nci günde 6-8 hücre ve 4üncü günde yaklaşık 100 hücre sayısına ulaşır.
Katater: yaygın olarak silikondan yapılmış vücut boşluğuna, kanal veya damara eklenebilir ince tüp. Tüp bebek tedavisinde kullanılan kataterler silikondan yapılmış bir yorgan iğnesinden biraz daha kalın silikon 20-25 cm uzunluğunda borulardır. Bu kataterle rahim ağzından geçirilerek. embriyolar buradan rahmin içine aktarılır. Embriyo transferi ağrısız bir işlemdir.